|
Müslümanların Müslüman Olmayanlara
Özenmesi
Peygamber Efendimiz (sav)'in hadislerinde,
ahir zamanda Müslüman toplumların Müslüman
olmayan toplumlara özenecekleri, onlara
benzemeye çalışacakları ifade edilmiştir.
Bu hadisin, bazı Müslüman toplumlar içinde
din ahlakına uygun olmayan ideoloji ve akımların
yaygınlaşmasına işaret ediyor olması muhtemeldir.
Osmanlı İmparatorluğu'nun dağılmasının ardından,
başta bazı Arap ülkeleri olmak üzere, İslam
dünyasında radikal milliyetçilik akımlarının
yaygınlaşması bu durumun örneklerinden biridir.
Radikal milliyetçilik, diğer milletleri
adeta düşman olarak gören, kendi milletine
olan sevgisini ve bağlılığını (ki aslında
bu son derece meşru bir duygudur) diğer
milletlere zarar verme aşamasına getiren
ve din ahlakına uygun olmayan bir akımdır.
Saldırgan bir ideolojidir. Oysa Kuran ahlakı
insanların birbirlerine ırklarına, soylarına
veya maddi birtakım imkanlarına göre değil,
imanına ve Allah korkusuna göre değer vermeyi,
sevgi duymayı ve saygı göstermeyi gerektirir.
İman edenler, hangi ırk veya milletten olursa
olsun birbirlerinin kardeşidirler ve bu
bilinçle dayanışma içinde olmalıdırlar.
İslam dünyasına giren Batı kaynaklı ideolojiler
radikal milliyetçilik ile sınırlı değildir.
20. yüzyılın başında Batı'da gelişen başka
din ahlakına uygun olmayan akımlar da, İslam
ülkelerindeki bazı kişiler tarafından İslam
dünyasına sokulmuş, yeterince eğitimli olmayan
birtakım Müslümanlar körü körüne bu akımların
yanılgılarına kapılmışlardır. Bu durum İslam
dünyasının büyük bir bölümünde yarım asırdan
uzun bir süredir devam eden istikrarsızlık
ve kargaşanın da temel nedenlerinden biridir.
Allah'ın izniyle, Hz. İsa (as) ikinci kez dünyaya
geldiğinde bu ortam tamamen değişecek, tüm
Müslümanlar yalnızca Kuran'ı ve sünneti
rehber edinecek, gerçek din ahlakının gereği
olan huzur, istikrar ve güveni yaşayacaklardır.
|