|
Milli Servetlerin Zenginler
Arasında Bölüşülmesi
Peygamberimiz (sav)'in kıyamet alameti
olarak haber verdiği bu durum günümüzde
dünya genelinde yoğun olarak yaşanmaktadır.
Bugün dünyanın en zengin insanları dünyadaki
zenginliklerin büyük bir kısmını kontrolleri
altında tutarken, milyarlarca insan da fakirlik
ve açlık içinde yaşamaktadır. Yalnızca Afrika
kıtasındaki milyonlarca insanın yaşadığı
açlık ve sefalet tüm dünyanın gözleri önünde
sürmektedir.
Uluslararası
Çalışma Örgütü 2003 senesinde yaptığı açıklamada,
2 milyar insanın günde 2 dolar, 1 milyar
insanınsa yaklaşık 1 dolarla geçinmek durumunda
kaldığını belirtti. Örgütün basın açıklamasında,dünyanın
en yoksul yüzde 20'siyle en zengin yüzde
20'si arasındaki uçurumun, son 40 yılda
iki kat derinleştiği de vurgulandı.1
|
Fakir-zengin
ayrımının günümüzdeki kadar
büyük olması, ahir zaman alametlerindendir.
Hz. İsa'nın gelişi tüm bu sorunların
çözümü olacaktır.
Vatan, 6 Ağustos 2003,"Özel
Jet lüks olmaktan çıktı"
Özgür Gündem, 4 Ağustos 2003,
"Hindistan; hem zengin,
hem fakir ülke"
Milliyet, 14 Mart 2001, "Zengin-fakir
uçurumu büyüyor"
Yeni Şafak, Ağustos 2000, "Biri
yer, biri bakar" |
|
Radikal gazetesinin
23 Eylül 2000 tarihli sayısında ise Forbes
dergisinin en zengin 400 ABD'li listesindeki
kişilerin 1.2 trilyon doları bulan servetlerinin,
Türkiye'nin milli gelirinin altı katına
denk geldiği açıklandı. 'ABD'nin en zengin
adamı' unvanını uzun süre elinde tutan Microsoft
Başkanı Bill Gates'in 63 milyar dolar olarak
tahmin edilen servetinin, 25 milyon nüfuslu
Peru'nun milli gelirinden daha fazlayken
Türkiye'nin 200 milyar dolarlık milli gelirinin
üçte birine tekabül ettiği bildirildi. Haberde
ABD'nin en zengin dördüncü adamı Warren
Buffet'ın 28 milyar doları aşan kişisel
servetinin, nüfusu 2 milyondan fazla olan
petrol zengini Kuveyt'in milli gelirini
geride bırakırken, listede 21. sırada bulunan
Ted Turner'in 9.1 milyar dolarlık servetinin
2.7 milyon nüfuslu Panama'nın milli gelirine
eşit bir büyüklükte olduğu açıklandı. Ortaya
çıkan tablo, ulusal ve uluslararası ölçeklerde
yoksulların oranı artarken, zenginlerin
giderek daha da zenginleştiğini, en zenginler
listesini oluşturan 400 kişinin toplam servetinin
bir yılda yüzde 20 arttığını gösteriyordu.2
Akşam gazetesinin 2 Şubat 2003 tarihli
sayısında ise dünya genelinde yaşanan gelir
dağılımındaki eşitsizlik şöyle ifade ediliyordu:
İnsanlığın en önemli sorunu: 2003 Dünya
Kalkınma Raporu'na göre, ülkelerarası gelir
eşitsizliği giderek daha da derinleşmektedir.
Rapor, dünya gündemindeki en önemli kalkınma
sorununun, geliri günde 2 doların altında
olan üç milyar insana üretime katkı yapabileceği
bir iş imkanı ve çok daha iyi bir hayat
kalitesi sağlamak olduğuna işaret etmektedir.
Bugün dünya barışını tehdit eden faktörlerin
başında küresel yoksulluk ilk sıralarda
gelmektedir.
|
Bugün
dünyanın en zengin insanları
dünyadaki zenginliklerin büyük
bir kısmını kontrolleri altında
tutarken, milyarlarca insan
da fakirlik ve açlık içinde
yaşamaktadır. |
|
Dünyanın durumu: Bugün en zengin 20 ülkedeki
ortalama gelir, dünyanın en yoksul 20 ülkesindeki
ortalama gelirin 37 katıdır. En zenginlerin
yüzde 20'sinin yaşadığı gelişmiş ülkeler
dünya Gayri Safi Milli Hasılası'nın (GSMH)
yüzde 86'sını, ihracat pazarlarının yüzde
82'sini, tüm yabancı yatırımların yüzde
68'ini, tüm telefon hatlarının yüzde 74'ünü
ellerinde bulundururken, tüm bu alanlarda
en yoksul yüzde 20'nin payı ise hiçbir zaman
yüzde 1.5'i geçmemektedir.
Diğer yandan en zengin yüzde 20 ile en
yoksul yüzde 10 arasındaki fark 1960 yılında
30'a 1 iken, 1990 yılında 60'a 1, 1997 yılında
74'e 1, 2000 yılında da 79'a 1 olmuştur.
Aşırı yoksulluk içinde yaşayanların, yani
günlük geliri bir doların altında olanların
sayısı 1 milyar 200 milyonu aşmıştır.Bugün
dünyadaki en zengin 3 kişinin servetleri
600 milyon insanın yaşadığı en yoksul ülkelerin
toplam GSMH'sinin üstündedir...
Dünyadaki doğal
kaynakların yüzde 80'i dünya nüfusunun yüzde
16'sınca tüketilirken, dünya nüfusunun 5'te
biri de sağlıklı su kaynaklarından bile
mahrum bulunmaktadır. Sadece ishalden ölenlerin
sayısı yılda 50 milyonu aşmaktadır. Gelişmemiş
ülkelerde nüfusun büyük bölümü kırsal kesimde
yaşarken, bu topraklardaki doğal kaynakların
azalması sonucu bu ülkeler daha da yoksulluğa
gitmektedir. O kadar ki, yoksulluk tabanının
altında yaşayan ülkelerdeki kadın ve çocukların
4-5 saati yakacak odun arayarak, 4-6 saati
ise su bulmak ve taşımak için zamanını harcamaktadır."3
|
Radikal,
19 Ocak 2002, "Birileri
yiyor, birileri bakıyor"
Sayım Özel, 221, "Zengin
ve Yoksul"
Damga, 1 Eylül 2002, "Silaha
800 milyar $"
Yeni Mesaj, 17 Mart 2002, "Çin'de
zengin-fakir uçurumu genişledi"
Radikal, 26 Ağustos 2002, "Zenginler
ve Yoksulllar" |
|
Bu durum Peygamberimiz (sav)'in hadislerinde
açıkça bildirdiği gibi bir ahir zaman alametidir.
Rabbimiz'in izniyle bu, Mehdi ve Hz. İsa'nın
gelişlerinin yakın olduğunun ve insanların
bu yoksulluk ve sıkıntılardan kurtulacağı
altınçağın da bir müjdecisidir. Altınçağ'da
dünyanın içinde bulunduğu bu durum tamamen
değişecektir. Çünkü bu dönemde Kuran ahlakı
eksiksiz olarak yaşanacaktır ve Allah Kuran'da
insanlara şöyle emretmiştir:
--------------------------------------------------------------------------------------------
1.
ntvmsnbc, 7 Temmuz 2003;http://www.gezegenimiz.com/NewsTopic.asp?KategoriAdi=A%C3%A7l%E2%80%BAk&idKategori=2
2. Radikal Gazetesi, 23 Eylül 2003;http://www.radikal.com.tr/2000/09/23/ekonomi/01tur.shtml
3. Akşam Gazetesi, 2 Şubat 2003;http://www.aksam.com.tr/arsiv/aksam/2003/02/02/ozgurplatform/ozgurplatformprn4.html
|