|
Müslümanların Maruz Kaldıkları
Şiddetli Belalar
Bu hadisler, Hz. Mehdi (as) gelmeden önce bazı Müslüman ülkelerde, din ahlakından uzak, zalim ve acımasız karakterli kişilerin iktidarda olacaklarına işaret etmektedir. Bu durum Hz. İsa ve Hz. Mehdi (as)'ın gelişlerinin yaklaştığını gösteren alametlerden biridir.
Peygamberimiz (sav) bir başka hadisinde de ahir zamanda samimi müminlerin tüm bu baskılar nedeniyle inançlarını saklamak ve ibadetlerini gizli sürdürmek zorunda kalabileceklerini şöyle haber vermiştir:
Bugün sizin
aranızda münafıkların gizli yaşadıkları
gibi bir zaman gelir ki mümin olanlar da
diğerlerinin arasında gizli olarak dini
hayatlarını sürdürmeye çalışırlar. (İbni
Sünni; Son Zamanlarla İlgili Hadisler, s.
12)
|
Der
Spiegel, 16 ocak 2003, Almanya'nın
ünlü Der Spiegel dergisi 16 Haziran
2003 tarihli sayısında Saddam ve ailesini
Cinayet Klanı olarak isimlendirmişti.
Sabah, 25 Eylül 2000, "Vicdansız
Saddam"
Radikal 12 Nisan 2003, "Yağma...
Kaos...Sefalet"
(Sol alt) Aksiyon, 14 Nisan 2003
|
Gerçekten de bugün İslam dünyasının bir
bölümünde iktidarda olan yöneticiler, Müslüman
halka eziyet etmekte, baskıcı ve despot
rejimleri ile insanları ezmektedirler. Müslümanların
dinlerini özgürce yaşamaları ve ibadetlerini
yerine getirmeleri engellenmekte, ekonomik
sıkıntılar yaşamı zorlaştırmaktadır. Bir
kısmında ise, ehil olmayan yöneticiler nedeniyle
halk çeşitli belalara maruz kalmaktadır.
Bu ülkelerden bazılarında yaşanan olayların
örnekleri şunlardır:
İran ile yaptığı savaşta 3 milyonluk nüfusunun
yaklaşık bir milyonunu kaybeden Irak'ta,
faşist diktatör Saddam Hüseyin halkına dayanılmaz
işkenceler ve zulüm uygulamıştır.
1979 yılında Sovyet Rusya tarafından işgal edildiği günden itibaren Afganistan'da, istikrarsızlık ve kargaşa hakim olmuştur.
Suriyeli Müslümanlar Hafız Esad'ın 30 yıl
süren diktatörlüğü boyunca çeşitli acımasızlıklara
maruz kaldılar. Kadınlara tecavüz edildiği,
erkeklere her türlü işkencenin uygulandığı
katliamlarda bazı şehirler tamamen ortadan
kalktı.
Afrika'nın en küçük ülkelerinden biri olan
Cibuti, 1977 ve 1991 yılları arasında, yaklaşık
2 bin Müslümanın katledildiği, 7 bin kişinin
de hiçbir mazeret gösterilmeden tutuklanıp
işkence gördüğü katı bir rejimle yönetildi.
Somali'de 1969 yılından 1991 yılına kadar
yaklaşık 20 yıl boyunca doğrudan Müslümanları
hedef alan, Tümgeneral Muhammed Siad Barre'nin
liderliğinde baskıcı bir rejim uygulandı.
Tunus, 31 yıl boyunca Habib Burgiba'nın
dikta rejimi altında yönetildi. Kendisini
"hayat boyu cumhurbaşkanı" ilan eden Burgiba,
iktidarda olduğu müddetçe Müslüman halkı
baskı altında tuttu.
Şunu da belirtmek gerekir ki, bazı Müslüman
ülkelerde yaşanan bu durum gerçek İslam
ahlakının tam anlamıyla bilinmiyor olmasından
kaynaklanmaktadır. Müslümanlara baskı uygulayan
rejimlerin ortak yönlerinden biri, bu rejimlerin
temellerinin din ahlakına uygun olmayan
baskıcı, kaba kuvvete dayalı ideolojileri
benimsemeleridir. Dolayısıyla, yapılması
gereken söz konusu ideolojilerle fikri alanda
mücadele yürütmektir. Fikren yenilgiye uğrayan
bir ideolojinin ayakta kalması mümkün değildir.
Müslümanların yapması gereken, bir yandan
bu ideolojilerin çarpıklıklarını ve yanlışlarını
gözler önüne sermek, bir yandan da gerçek
din ahlakını anlatarak insanları en güzel
şekilde doğru yola davet etmek olmalıdır.
Kuran ahlakına ve Peygamber Efendimiz (sav)'in
sünnetine uygun olan bu yöntemle, Allah'ın
izniyle, tüm bu zulümler sona erecek, Müslüman
dünyası aydınlık bir geleceğe kavuşacaktır.
|