|
Tüm dünya Hz. İsa'nın çevresinde
birleşecektir
Hz. İsa gelmeden önce yapılması gereken hazırlığın nasıl olması
gerektiğini hem Kuran ayetlerinden, hem Peygamber
Efendimiz (sav)'in hadislerinden, hem de Bediüzzaman
Said Nursi gibi büyük İslam alimlerinin hikmetli
yorumlarından anlamaktayız. Bu hazırlığın en önemli
aşaması ise yeryüzündeki din karşıtı sistemlerle
yapılacak olan fikri mücadeledir. Bediüzzaman'ın
da dikkat çektiği gibi tüm iman sahipleri Darwinizm
ve materyalizm gibi insanları din ahlakından uzaklaştıran
ateist ideolojilerle fikri mücadelede ittifak
etmeli; bu gibi akımların dünya üzerinden silinmelerinde
birlik olmalıdırlar. Bunun için tüm imkanlarıyla
Hz. İsa'nın dinsizlikle yapacağı mücadele öncesinde
dünya çapında büyük bir hazırlık yapmalıdırlar.
Nitekim hadislerde bildirildiği gibi Hz. İsa geldiğinde
söz konusu dinsiz akımlarla mücadele edecektir.
Bediüzzaman Said Nursi'nin de bir sözünde belirttiği
gibi elinde "semavi kılıç" ile yani Allah'ın vahyi
ile hareket edecek, bu sayede her kararı isabetli
olacak ve tüm dinsiz sistemleri ortadan kaldıracaktır.
(Mektubat, s. 6)
İsevilerle Müslümanlar arasındaki
bu birliği şimdiden oluşturmaya başlamak Hz. İsa
gelmeden önce yapılabilecek çok güzel bir hazırlıktır.
Ancak öncelikle Hıristiyanların kendi aralarındaki
ayrılıkları ortadan kaldırmaları, Hz. İsa'nın
sözünde birleşmeleri ve "kenetlenmiş bir bina"
(Saf Suresi, 4) halini almaları gerekmektedir.
Müslümanlar da aralarındaki tüm ayrımları giderip,
birlik ve beraberliğin sağlanması için çaba göstermelidirler.
Tüm Müslümanlar Allah'a daha çok yakınlaşmak,
Allah'ın dinine daha fazla hizmet etmek için elbirliği
yapmalı, Hz. İsa'nın gelişi öncesinde İslam birliğini
oluşturmalıdırlar. Bu iki birliğin sağlanmasının
ardından oluşacak İsevi-Müslüman ittifakının dünya
üzerinde çok büyük bir güç meydana getireceği
ve Allah'ı inkar eden tüm şer akımlarının önünde
aşılamaz bir engel haline geleceği açıktır. İşte
bu hazırlık Hz. İsa geldiğinde zaten oluşacak
olan ittifakın da temeli olacaktır.
Ancak günümüzde gerek Hıristiyan
dünyasında gerekse Müslüman toplulukların büyük
bir bölümünde Hz. İsa'nın gelişiyle ilgili geniş
çaplı bir hazırlık görülmemekte, insanlar bu kıymetli
konuğa karşı kayıtsız kalmaktadırlar. Oysa bugün
bu mübarek peygamberin gelişi için hazırlık yapmayanlar,
kayıtsız kalıp gevşeklik gösterenler, bu büyük
müjdeye gereken ehemmiyeti göstermeyenler Hz.
İsa geldiğinde çok utanacak, ancak yaptıklarını
telafi etmek için çok geç kaldıklarını anlayacaklardır.
Hıristiyan alemi için bir diğer
tehlike ise, Hz. İsa'nın gelişinden rahatsızlık
duyan çevrelerin etkisi altında kalmalarıdır.
Gururlarından, imani zayıflıklarından, cahilliklerinden,
gerekli kavrayış gücüne sahip olmadıklarından
dolayı Hz. İsa'nın gelişi için hazırlık yapmayan
bazı çevreler, vicdan sahibi Hıristiyanlar üzerinde
olumsuz bir etki oluşturmak isteyebilirler. Ama
bilinmelidir ki, Hz. İsa'yı seven ve İncil'e iman
eden Hıristiyanların bu büyük gerçeği görmezlikten
gelmeleri kesinlikle açıklanabilecek bir durum
değildir. Bu utancı yaşamamak için dünya üzerindeki
tüm Hıristiyanların güzel ahlakta, Hz. İsa'nın
yolunu izlemekte kararlı olmalarının zamanı gelmiştir.
Tüm Hıristiyanlar, İncil'de tarif edilen Allah'a
gönülden bağlı, hoşgörülü, barışsever, sevgi dolu,
fedakar ve Allah'ın dinini yayma konusunda samimi
kimseler olduklarını ortaya koymalıdırlar. İncil'deki
Hz. İsa'nın gelişiyle ilgili açık izahların tüm
Hıristiyanların vicdanlarını bir an önce harekete
geçirmesi gerekmektedir. Aksi bir tavır, yani
gereken hazırlıkların yapılmaması, Hıristiyan
alemi içindeki bu çevreler açısından son derece
utanç verici bir durum oluşturabilir. Hz. İsa
tüm Hıristiyan toplumları ikinci kez gelişiyle
müjdelemiş, İncil'de yer alan birçok sözünde açıkça
"ben mutlaka geleceğim" demiştir.
Aynı durum Müslümanlar için de
geçerlidir. Müslümanlar da Allah'ın Kuran ayetlerinde
bildirdiği ve Peygamber Efendimiz (sav)'in de
hadisleriyle haber verdiği güzel ahlaka uymalı
ve Hz. İsa'nın gelişi için şevkle, heyecanla ve
büyük bir sevinçle çalışmalıdırlar. Aksi takdirde
Allah'ın ayetleri ile bildirdiği bu kesin gerçeğe
iman etmemiş olurlar.
Hiç unutmamak gerekir ki, Hz.
İsa'nın gelişi dünyanın sadece belli bölgelerini
etkileyecek bir olay değildir. Onun gelişi tüm
dünyayı etkileyecek güçte, mucizevi ve metafizik
bir olaydır. Bu kutlu peygamberin gelişiyle dünya
çapında sosyal ve siyasi alanlarda köklü değişikler
olacak, tüm dünya Hz. İsa'nın etrafında toplanıp
birleşecektir. İşte bu nedenle tüm Hıristiyanların
ve Müslümanların bir an önce harekete geçmeleri
ve birlik içinde Hz. İsa'yı en güzel şekilde karşılamak
için ellerindeki tüm imkanları seferber etmeleri
gerekmektedir. Tek bir Allah'a iman eden, O'nun
beğenisini kazanmaya çalışan, O'na tam bir teslimiyetle
teslim olmuş, O'na yürekten bağlı, O'nu yücelten,
temelde aynı değerleri savunan Hıristiyan ve Müslümanların
ortak hareket etmeleri en doğrusudur. Hem Hıristiyanların
hem de Müslümanların birbirlerine hoşgörüyle,
sevgiyle, anlayışla, barışla yaklaşmaları gerektiği
açıktır. Asırlardır süren çekişmelere, önyargılara,
yanlış anlamalara artık bir son verilmelidir.
Çünkü kaybedilecek zaman yoktur.
Bu internet sitesinde Kuran ayetlerinde
yer alan çok önemli haberlerle, Peygamber Efendimiz
(sav)'in mübarek hadisleriyle, Bediüzzaman Said
Nursi'nin hikmetli yorumlarıyla ve İncil ve Tevrat'ta
yer alan açık izahlarla Hz. İsa'nın yeryüzüne
ikinci kez geleceği müjdesini tüm insanlarla paylaştık
ve insanlara gereken hazırlıkları yapmaları için
çok önemli bir çağrıda bulunduk. Amacımız ise,
Hz. İsa yeryüzüne ikinci kez geldiğinde insanların
"bilseydik, hazırlık yapardık" diyememeleri ve
öne sürebilecekleri hiçbir bahanelerinin kalmamasıdır.
Görüldüğü gibi alametler tüm açıklığıyla ortaya
çıkmıştır, asırlardır bazı çevrelerin ortaya attıkları
tüm şüphe bulutları ortadan kalkmıştır. Hz. İsa'nın
gelişi çok yakındır. Rabbimiz bizleri Nur Suresi'nde
şu şekilde müjdelemiştir:
Allah, içinizden iman edenlere
ve salih amellerde bulunanlara va'detmiştir: Hiç
şüphesiz onlardan öncekileri nasıl 'güç ve iktidar
sahibi' kıldıysa, onları da yeryüzünde 'güç ve
iktidar sahibi' kılacak, kendileri için seçip
beğendiği dinlerini kendilerine yerleşik kılıp
sağlamlaştıracak ve onları korkularından sonra
güvenliğe çevirecektir. Onlar, yalnızca Bana ibadet
ederler ve Bana hiçbir şeyi ortak koşmazlar. Kim
bundan sonra inkar ederse, işte onlar fasıktır.
(Nur Suresi, 55)
GERİ |