|
Hz. İsa için şevkle, heyecanla
ve coşkuyla hazırlık yapmanın önemi
Hz. İsa, Allah'ın, doğumundan
itibaren mucizevi bir yaşamla nimette bulunduğu
ve peygamberlik makamıyla şereflendirdiği kutlu
bir elçisidir. Allah bu mübarek peygamberin, "dünyada
ve ahirette 'seçkin, onurlu, saygındır' ve (Allah'a)
yakın kılınanlardan" (Al-i İmran Suresi, 45) olduğunu
bildirerek onu cennetle müjdelemiştir . İşte bu
nedenle de yeryüzüne ikinci kez gelecek olan bu
mübarek peygamberi, tüm insanlığın olabilecek
en güzel şekilde karşılaması gerekmektedir. İmkanları
kısıtlı olan bir kişi dahi, evine sıradan bir
misafir geleceği zaman, günler öncesinden hazırlık
yapar, bu misafiri en temiz ve en güzel şekilde
ağırlamaya, ikramda kusur yapmamaya özen gösterir.
Oysa Hz. İsa tüm dünya insanları için, hiçbir
misafirle karşılaştırılmayacak kadar üstün özelliklere
sahip, çok kıymetli bir misafirdir. O nedenle
de tüm insanlığın yakın zamanda yeryüzünü şereflendirecek
olan bu Ulu'l Azm peygamberi en güzel şekilde
karşılaması gerekmektedir.
Hz. İsa'nın gelişi tüm insanlık
için çok büyük bir nimet, Allah'tan çok büyük
bir lütuftur. Bu kıymetli peygamberle karşılaşmak
Rabbimizden çok büyük bir nimettir. Hz. İsa geldiğinde
masum, tertemiz ve nurlu yüzüyle, hikmetli, akıllı
ve isabetli konuşmalarıyla hemen dikkati çekecek,
dünya üzerindeki tüm insanlar hayatlarında ilk
kez en yüksek insani vasıflara sahip mübarek bir
peygamber göreceklerdir. Onun doğumu, hayatı,
Allah Katına alınışı ve yeryüzüne ikinci kez gelişi
gibi, bu gelişten sonraki hayatı da Allah'ın izniyle
mucizelerle dolu olacaktır. Tüm insanlar onun
üstün ahlakına ve benzersiz aklına hayran olacaklardır.
Onun söylediği her söz, her hareket hikmetli,
aldığı her karar isabetli ve Allah'ın ilhamı ile
olacaktır.
Tüm insanların, özellikle de
İncil'e iman eden İseviler'in ve Kuran ayetlerine
iman eden Müslümanların Hz. İsa'nın gelişi için
heyecanla, şevkle ve çok büyük bir coşkuyla hazırlık
yapmaları gerekmektedir. Bu kişilerin içinde,
Allah'ın cennetle müjdelediği bu kıymetli peygamberin
gelişi için hazırlık yapmayanlar ise çok büyük
bir hata içindedirler. Çünkü gelişi İlahi kitaplarla
ve elçilerin sözleriyle haber verilmiş böylesine
önemli bir misafiri karşılama konusunda yapılacak
gevşeklik ve tembellik çok büyük bir vicdansızlıktır.
Allah'ın ayetlerine iman eden, dünya üzerindeki
gelişmeleri ve ahir zamanın işaretlerini aklı
ve vicdanıyla değerlendiren hiçbir insan bu mübarek
misafiri hazırlık yapmadan bekleyemez. Ya da "Hz.
İsa'nın yeryüzüne ikinci kez geleceğine iman ediyorum"
dedikten sonra, "ama şimdi hazırlık yapmayayım,
daha sonra telafi ederim" şeklinde bir düşünce
içine de giremez. Hangi vicdan sahibi, samimi
Hıristiyan o müjdeli dönem geldiğinde "Biz Hz.
İsa'yı bekliyorduk, ama bunun için hazırlık yapmayı
gerekli görmedik" şeklinde bir açıklamada bulunabilecektir?
Eğer bu kişiler hala bir hazırlık içinde olmamalarını,
15-20 yılı uzun bir zaman gibi görmeleriyle açıklıyorlarsa
bu çok yanlış bir düşüncedir. Çünkü onlar da 15-20
yılın, 15-20 gün gibi hızla geçip gideceğini görecek,
Hz. İsa'nın gelişine kayıtsız kaldıkları için
çok büyük bir pişmanlık yaşayacaklardır. Hiçkimse
unutmamalıdır ki, 1970'li yıllarda yaşayan insanlar
da 1980'leri 90'ları çok uzak görmekteydiler.
Ama zaman hızla akıp geçti ve 2000'li yıllar bir
anda geldi. Aynı bu şekilde, Hz. İsa ile karşılaşacağımız
gün de Allah'ın izniyle çok hızla gelecektir.
GERİ |
İLERİ
|