|
Bediüzzaman'a
Göre Mehdi 1400'lü Yıllarda Görev Yapacaktır
Bediüzzaman'ın da, farklı tarihlerde
yaptığı açıklamaların hepsinde, Mehdi'nin geliş
zamanı olarak Hicri 14. yüzyılın başlarına işaret
edilmiştir. Üstad bir sözünde, Mehdi'nin Asr-ı
Saadet döneminden 1400 sene sonra çıkacağını şöyle
belirtmektedir:
"İstikbal-i dünyeviyede
1400 sene sonra gelecek bir hakikati asırlarında
karib (yakın) zannetmişler." (Sözler, 318)
Üstad'ın ifadesinde belirttiği,
"sahabe döneminden 1400 sene sonrası" Hicri 14.
asrın başlarına, yani Miladi olarak 1979-1980
senelerine denk gelmektedir.
Bediüzzaman, Hicri 1327'de Şam'da
Emevi Camii'nde on bin kişiye verdiği hutbesinde,
Hicri 1371'den sonraki İslam aleminin geleceğine
yönelik izahlar yapmakta, ahir zamandan çeşitli
tarihler vererek, beklenen Mehdi'nin mücadele
zamanlarına dikkat çekmektedir. Bediüzzaman, Mehdi'nin
göreve başlaması ve inkarcı zihniyeti fikren mağlup
etmesi ile ilgili olarak şu tarihleri bildirmektedir:
"Ta 1371 senesinden sonraki
alem-i İslam'ın mukadderatına (kaderine) nazar
eden (göz atan) Hutbe-i Şamiye'deki hakikatler...
Evet şimdi olmasa da 30-40 sene sonra fen ve hakiki
marifet ve medeniyetin mehasini o üç kuvveti tam
teçhiz edip, cihazatını verip o dokuz manileri
mağlup edip dağıtmak için taharri-i hakikat meyelanını
ve insaf ve muhabbet-i insaniyeyi o dokuz düşman
taifesinin cephesine göndermiş, inşaAllah yarım
asır sonra onları darmadağın edecek." (Hutbe-i
Şamiye, 25)
Şam'da yaptığı bu konuşmada,
Hicri 1371 senesinden
sonra yaşanacak gelişmelere dikkat çekerek, Mehdi'nin
göreve başlamasının bu tarihten 30-40
yıl sonra olacağını bildirmiştir. Bu tarih
ise Hicri 1401-1411,
Miladi olarak da 1980-1990
yılları arasıdır.
Yine aynı konuşmanın devamında
Üstad, Mehdi'nin, inkarcı fikir sistemini fen,
ilim ve medeniyetin imkanları sayesinde fikren
susturacağını haber vermiştir. Bu fikri üstünlüğün
tarihi olarak da 1371
tarihinden yarım asır sonrasını bildirmiştir.
Bu da Hicri 1421,
yani Miladi 2001
senesi demektir.
"Evet şimdi (1371)
olmasa da otuz-kırk (30-40) sene sonra...
Fen:
Müspet ilimler, biyoloji, fizik, kimya vs.
Hakiki
marifet: Hüner, sanat , ilim ve fenlerle
öğrenilen bilgi.
Medeniyetin
mehasini: Medeniyetin iyiliklerini
O üç kuvvetle donatıp
gerekli ihtiyacını karşılayıp o dokuz engelleri
yenip dağıtmak için,
Taharri-i
hakikat meyelanı: Hakikati araştırma meyli
Muhabbet-i
insaniyeyi: İnsan sevgisini.
O dokuz düşman sınıfının
cephesine göndermiş, inşaAllah yarım asır sonra
(50 sene) onları darmadağın eder."
1371 + 50 = 1421
(Miladi 2001)
Bediüzzaman Hicri 1400 yılı başlarında
Mehdi'nin inkarcı felsefe ile mücadeleye başlaması
zamanına, 1401-1411 = 1981-1991 yılları arası
fen, hüner, sanat ve medeniyetin iyiliklerini
birleştirip bunlarla mücadelesine ve inkarcı felsefeyi
fikren darmadağın edeceği tarih olarak da Hicri
1421 = Miladi 2001 yılına dikkat çekmektedir.
Bediüzzaman'ın ahir zamanla ilgili bir diğer açıklaması
da şöyledir:
"Yetmiş birde fecr-i
sadık başladı veya başlayacak. Eğer bu, fecr-i
kazib de olsa, otuz-kırk sene sonra fecr-i sadık
çıkacak." (Hutbe-i Şamiye, 23)
Fecir:
Tan yerinin ağarması, Güneş doğmadan önceki kızıllık,
sabah vakti
Fecr-i
Kazib: Sabaha karşı ufukta yayılmaya başlayan
birinci kızıllık.
Fecr-i
Sadık: Fecr-i Kazib'den sonra yayılmaya
başlayan ikinci aydınlanma
1371 + 30 = 1401
= 1981
1371 + 40 = 1411
= 1991
Bediüzzaman İslam ahlakının dünyaya
tekrar hakim olmasını Güneş'in doğuşuna benzetir.
Güneş'in battıktan sonra ertesi gün yeniden doğması
gibi, İslam ahlakının da dünya üzerinde tekrar
doğup parlayacağına bu benzetmeyle işaret eder.
Fecr-i Kazib ve Fecr-i Sadık ifadeleriyle ise
bu doğuşun başlangıç yıllarına dikkat çekilmiştir.
Buna göre Hakkın karşısındaki
batılı temsil eden düşünce olan ateizmin ve materyalist
felsefenin dağıtılmaya başlamasının 1981-1991
yıllarında, fikren tam anlamıyla susturulup dağıtılmasının
ise 2001 yılında olacağına işaret etmiştir. (En
doğrusunu Allah bilir)
"Bu zamanda öyle
fevkalade hakim cereyanlar var ki, herşeyi kendi
hesabına aldığı için, faraza hakiki beklenilen
ve bir asır sonra gelecek
o zat dahi bu zamanda gelse... (Kastamonu Lahikası,
57)
Bediüzzaman Said Nursi, "hakiki
beklenilen ve bir asır sonra gelecek o zat" diyerek
Mehdi'nin kendi döneminde henüz gelmediğini, Müslümanlar
tarafından beklendiğini ve kendi yaşadığı devirden
bir asır sonra geleceğini bildirmektedir. Bediüzzaman
Hicri 13. asırda yaşamıştır. Kendisinden sonra
gelecek asır olan Hicri 14. asır Mehdi'nin çıkış
zamanıdır.
Bediüzzaman'ın Risale-i Nur Külliyatı'nda,
Mehdi'nin mücadele ve hakimiyet devreleri ile
ilgili tarih verdiği başka açıklamaları da mevcuttur:
"Ağızlarıyla
Allah'ın nurunu söndürmek istiyorlar. Oysa kafirler
istemese de Allah, Kendi nurunu tamamlamaktan
başkasını istemiyor." (Tevbe Suresi, 32) ayetindeki
"...Allah, Kendi nurunu tamamlamaktan başkasını
istemiyor." cümlesi hakkında Bediüzzaman şöyle
demektedir:
"Şimdi hatıra geldi
ki, eğer şeddeli "lamlar" ve "mimler" ikişer sayılsa
bundan bir asır sonra zulümatı dağıtacak zatlar
ise, Hazret-i Mehdi'nin Şakirtleri olabilir."
(Şualar, 605)
Bu ayetin ebced değeri ise Hicri
1424 yani Miladi 2004'tür. Bu tarih de, Mehdi
önderliğinde İslam ahlakının hakimiyeti devrelerine
işaret etmektedir.
Bediüzzaman "...inkar edenlerin
velileri ise tağut'tur..." (Bakara Suresi, 257)
ayetindeki "tağut" (batıl fikir sistemi) kelimesinin
ebced değerini 1417 (Miladi olarak 1997) olarak
vermekte ve bu tarihte "tağut"un kendi içinde
çöküş yaşayacağını bildirmektedir.
|