|
Altınçağ
Müjdesi
Peygamberimiz (sav)'den aktarılan
pek çok hadiste, yeryüzünde İslam ahlakının hakim
olacağı bir dönemin yaşanacağına dikkat çekilmektedir.
İşte bu dönem Hz. İsa'nın ve Mehdi'nin yeryüzünde
bulunacağı, Kuran ahlakının hakim olacağı dönemdir.
"Altınçağ" ismiyle de bilinen bu dönem, hadislerden
de anlaşılacağı üzere "Asr-ı Saadet" benzeri bir
devir olacaktır. Peygamberimiz (sav)'in bu devri
tasvir ederken cennet benzeri özelliklerle anlatması
sebebiyle bu devreye "Altınçağ" ismi verilmiştir.
Kitabın önceki bölümlerinde ahir
zamanın ilk devresinde insanların yaşayacağı sıkıntı
ve zorlukları detaylı olarak anlattık. Hz. İsa'nın
gelişinin de alametleri olan bu olayların hemen
ardından insanları Altınçağ gibi benzersiz bir
dönem beklemektedir. Bu, insanlar için büyük bir
müjdedir. Her çeşit ürün ve mal bolluğu, emniyet,
güven ve adaletin temini, huzur ve saadet, her
türlü teknolojik gelişmenin insanların rahatı,
konforu, neşesi ve huzuru için kullanılması, ihtiyaç
içinde olan kimsenin kalmaması, isteyene istediğinden
sayılmadan, kat kat fazlasıyla verilmesi, Altınçağ'ın
belli başlı özelliklerindendir. Hadis-i şeriflerde
o dönemde "silahların susacağı"nın bildirilmesi,
bu devirde yeryüzünün barışla dolacağının da müjdesidir.
Altınçağ'da, önceden aralarında husumet olan halklar
arasında çok büyük bir kardeşlik yaşanacak, her
türlü kavganın yerini barış, dostluk ve sevgi
alacaktır.
Teknolojik gelişmeler ahir zamanın
bu devresinde doruğa ulaşacak, insanlar teknolojinin
bütün nimetlerinden alabildiğine faydalanacaklardır.
Tıpta, tarımda, iletişimde, sanayi teknolojisinde,
ulaşımda çok büyük gelişmeler yaşanacak, sürekli
yeni buluşlar yapılacaktır. Her yeni buluş bir
başkasına öncülük edecek, gelişmeler çok büyük
bir hız kazanacaktır.
Sanatta çok büyük ilerlemeler
kaydedilecek, birbirinden güzel eserler ortaya
çıkacak, Allah'a olan imanın insanlara verdiği
geniş ufuk ve derin düşünce, tüm sanat dallarına
öncülük edecektir. İnsanlar Altınçağ'da hayatlarından
o kadar memnun olacaklardır ki; bir hadisin ifadesine
göre "zamanın nasıl geçtiğinin farkına varmayacaklar,
bu güzelliklerden daha fazla yararlanmak için
Allah'tan ömürlerinin uzatılmasını" isteyeceklerdir.
Peygamber Efendimiz'in bir diğer sözünde ahir
zamandaki ortam şu şekilde tarif edilir:
... Küçükler keşke
ben büyük olsaydım, büyükler de keşke ben küçük
olsaydım diye temenni ederler... İyi insanların
iyiliği artar, kötülere karşı bile iyilik yapılır."
(Kitab-ul Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir
Zaman, s. 17)
Hz. İsa'nın yeryüzünde bulunacağı
Altınçağ ile ilgili Peygamberimiz (sav)'in diğer
müjdelerinden bazıları ise şöyledir:
Altınçağ'da
görülmemiş bir bolluk olacaktır
Ümmetimin sonunda
öyle bir devlet reisi olacak ki avuç avuç mal
ve para avuçlayacak ve bu malı adet olarak ihata
edip saymayacaktır. (Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahirzaman
Alametleri, s. 433)
Mehdi insanlara
malı ve eşyayı dağıtırken, saymadan bol bol verecektir.
(El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar,
s. 24)
... Yeryüzü içindeki
hazineleri dışarıya fırlatacaktır. (El-Kavlu'l
Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 45)
...Arz, içerisinde
gizlediği bütün zenginliklerini, altından ve gümüşten
sütunlar halinde dışarı atacak. (Ölüm-Kıyamet-Ahiret
ve Ahirzaman Alametleri, s. 464)
Meryem oğlu (İsa)
iner ve Deccal'i öldürür. Ondan sonra kırk yıl
bol nimet içinde yaşarsınız. (Kitab-ul Burhan
Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 90)
Her tarafta yemek
kazanları kaynayacak, misli görülmemiş bir bolluk
yaşanacak, mala rağbet olmayacak. (El-Kavlul Muhtasar
Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 66)
İsa (as)'ın zekatı
terk etmesi de malın bolluğu ve zekata muhtaç
fakirin kalmaması sebebiyledir. (Sünen-i İbn-i
Mace, 10/339)
Kişi bir ölçek
buğdayı alıp öküzsüz ve sapansız ekecek, karşılığında
yedi yüz ölçek buğday alacak. (İmam Suyuti, Kıyamet
Alametleri, Ölüm ve Diriliş, s. 184)
Artık o gün (öyle
bolluk olur ki on ile kırk kişi arasında) bir
cemaat bir tek nar meyvesinden ye(yip doya)rlar
ve o nar kabuğunun çanağı ile de gölgelenirler.
Sütlere de Allah Teala tarafından o derece bereket
ihsan edilir ki bir tek sağmal devenin sütü büyük
bir insan topluluğuna muhakkak kafi gelir. Bir
sağmal sığırın sütü insanlardan bir kabileye muhakkak
yeterli gelir. Bir sağmal koyunun sütü akrabalardan
meydana gelen bir soy topluluğuna muhakkak kafi
gelir. (Ölüm-Kıyamet-Ahiret, s. 493)
Hayat pahalılığı
ve darlık yılları bitecektir
... Mal da
o kadar çoğalacaktır ki, hiçbir kimse mal kabul
etmeyecektir. (Sünen-i İbn-i Mace, 10/340)
...Öyle bir zaman
gelecek ki o zamanda kişi (ayırdığı) altın sadakasıyla
(taraf taraf) dolaşacak da sonra elinden sadakasını
alacak hiçbir (fakir) kimse bulamayacak. (Ölüm-Kıyamet-Ahiret
ve Ahirzaman Alametleri, s. 462)
... O zaman ümmetim
nimetlenecek, hayvanlar bolluk içinde ve arzın
nebatatı çok fazla olacak... (El-Kavlu'l Muhtasar
Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 26)
... Muhakkak ki o
zamanda mal çoğalıp su gibi akacak da, onu hiçbir
kimse (tenezzül edip) kabul etmeyecektir. (Ölüm-Kıyamet-Ahiret
ve Ahirzaman Alametleri, s. 464)
GERİ |
İLERİ |