
İMAN ETMEK İÇİN MUCİZE İSTEMELERİ
İnkar edenler derler ki: "Ona
Rabbinden bir ayet (mucize) indirilseydi
ya." Sen, yalnızca bir uyarıcısın ve her
topluluk için bir hidayet önderisin. (Ra'd
Suresi, 7)
Dediler ki: "Bize yerden pınarlar fışkırtmadıkça
sana kesinlikle inanmayız." "Ya da sana
ait hurmalıklardan ve üzümlerden bir bahçe
olup aralarından şarıl şarıl akan ırmaklar
fışkırtmalısın. Veya öne sürdüğün gibi,
gökyüzünü üstümüze parça parça düşürmeli
ya da Allah'ı ve melekleri karşımıza (şahid
olarak) getirmelisin." "Yahut altından bir
evin olmalı veya gökyüzüne yükselmelisin.
Üzerimize bizim okuyabileceğimiz bir kitap
indirinceye kadar senin yükselişine de inanmayız."
De ki: "Rabbimi yüceltirim; ben, elçi olan
bir beşerden başkası mıyım?" (İsra Suresi,
90-93)
İncil
O zaman İsa adama, "Sizler, belirtiler
ve harikalar görmedikçe iman etmeyeceksiniz"
dedi (Yuhanna, 4: 48).
Bunun üzerine, "Görüp sana iman etmemiz
için nasıl bir mucize yaratacaksın? Ne yapacaksın?"
dediler. (Yuhanna, 6: 30)

PEYGAMBERLERE ATILAN BÜYÜCÜLÜK İFTİRASI
İşte böyle; onlardan öncekiler
de bir elçi gelmeyiversin, mutlaka: "Büyücü
ve cinlenmiş" demişlerdir. Onlar bunu (tarih
boyunca) birbirlerine vasiyet mi ettiler?
Hayır; onlar, 'azgın ve taşkın (tağiy)'
bir kavimdirler. (Zariyat Suresi, 52-53)
İncil
Yakınları bunu duyunca, "Aklını kaçırmış"
diyerek onu almaya geldiler. Kudüs'ten gelen
din bilginleri ise, "Beelzebub onun içine
girmiş" ve "Cinleri, cinlerin reisinin gücüyle
kovuyor" diyorlardı. (Markos, 3: 21-22)

PEYGAMBERLER HEVADAN KONUŞMAZLAR
Sahibiniz (arkadaşınız olan
peygamber) sapmadı ve azmadı. O, hevadan
(kendi istek, düşünce ve tutkularına göre)
konuşmaz. O (söyledikleri), yalnızca vahyolunmakta
olan bir vahiydir. Ona (bu Kur'an'ı) üstün
(oldukça çetin) bir güç sahibi (Cebrail)
öğretmiştir. (Necm Suresi, 2-5)
"... Bunları ben, kendi işim (özel görüşüm)
olarak yapmadım...." (Kehf Suresi, 82)
İncil
Ben kendiliğimden hiçbir şey yapamam. İşittiğim
gibi yargılarım ve benim yargım adildir.
Çünkü amacım kendi istediğimi değil, beni
gönderenin istediğini yapmaktır. (Yuhanna,
5: 30)
Böylece peygamberlerin sözleri bizim için
daha da büyük kesinlik kazandı. Gün ağarıp
sabah yıldızı yüreklerinizde doğuncaya dek,
karanlık yerde ışık saçan çıraya benzeyen
bu sözlere kulak verirseniz, iyi edersiniz.
Öncelikle şunu bilin ki, Kutsal Yazılarda
bulunan hiçbir peygamberlik sözü kimsenin
özel yorumu değildir. Çünkü hiçbir peygamberlik
sözü insanın isteğinden kaynaklanmadı. İnsanlar
Kutsal Ruh tarafından yöneltilerek Tanrı'nın
sözlerini ilettiler. (Petrus'un İkinci Mektubu,
1: 19-21)
Tevrat
... 0nlar için kardeşleri arasından senin
gibi bir peygamber çıkaracağım; ve sözlerimi
onun ağzına koyacağım, ve ona emredeceğim
herşeyi onlara söyleyecek. (Tesniye, 18:
18)

DÜNYA HAYATININ GEÇİCİLİĞİ
Bu dünya hayatı, yalnızca
bir oyun ve '(eğlence türünden) tutkulu
bir oyalanmadır'. Gerçekten ahiret yurdu
ise, asıl hayat odur. Bir bilselerdi. (Ankebut
Suresi, 64)
Tevrat
Senin önünde garibiz, yabancıyız atalarımız
gibi. Yeryüzündeki günlerimiz bir gölge
gibidir, kalıcı değildir. (I. Tarihler,
29: 15)

İNKAR EDENLERİN KIYAMET GÜNÜ KÖR OLARAK
HAŞREDİLMESİ
Kim bunda (dünyada) kör ise,
o, ahirette de kördür ve yol bakımından
daha 'şaşkın bir sapıktır.' (İsra Suresi,
72)
... Artık onun için sıkıntılı bir geçim
vardır ve Biz onu kıyamet günü kör olarak
haşredeceğiz." (Taha Suresi, 124)
Tevrat
... Ve insanlar üzerine sıkıntı getireceğim
ve körler gibi yürüyecekler, çünkü RAB'be
karşı suç işlediler... (Tsefanya, 1: 17)
GERİ
| İNDEKS
| İLERİ |